sevgili günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2010 Perşembe

tekrar. tekrar.

sevgili günlük.

sanki ben duruyorum öyle tam ortada ve çevremde bin tane fırtına kopuyor. çok acaip şeyler oluyor. her şey bir yandan ne kadar mantıksızsa da, o kadar da mantıklı geliyor diğer yandan. dedim ya çok acaip şeyler oluyor. ve kulağımda tek bir şarkı tınlıyor. tekrar. tekrar. tekrar. hayat tekrarlardan mı oluşuyor? öyleyse neden bana hepsi farklı geliyor? her seferinde nasıl bu kadar şaşırtıyor?

Devamını Oku

4 Aralık 2010 Cumartesi

"Devrim" zamanı

sevgili günlük.

"yaşlanıyorum" diye söylene söylene gezip ardından kahkahaları patlattığım ve muhtemelen pek çok arkadaşımın benle arkadaşlıklarını sorguladığı bir kasım ayını daha geride bıraktım. yeni yaşıma yeni kararlarla girdim ki bu da hep yaptığım bir şey. seviyorum ben yeni yaşları, yeni yılları vs. hep bir başlangıç hali. hoşuma gidiyor. herşeyi yapabilecekmişim gibi hissediyorum mesela. eskiden she-ra vardı ya. sanki birden o oluyorum. neyse konuyu dağıtmayayım. she-ra meselesine sonra geliriz.

yeni yaşımda yeni kararlar diyordum. bugün gereksiz bir cesaret geldi bana. üç senedir hatta belki daha fazladır montajını beklettiğim animasyona başlamaya karar verdim. ondan insan gibi bahsetmem sana garip gelmez sanırım. eh ne de olsa "filmlerim benim çocuğum gibiiii".  yalnız tabii bu çocukla ilişkim biraz garip biliyorsun ki. kendisini yazarken çok çekmek istediğim malum. yazdıktan sonra herkesin hatta animasyon hocamın bile "çekilmez lan bu" laflarına rağmen, çekilebilir olduğuna dair manasız inancım da tam benlik. amaaa ben bu inancı kaybetmeyeyim diye okula gelmekten nefret eden pek çok insanı, ara tatil günlerinde, günlerce, buz gibi bir stüdyoda milim milim işlerle uğraşması, işte bu inanılır gibi değil. hadi ben delirdim size ne oluyor di mi. bi tutun elimden, başımı okşayın, biraz şefkatle heyecanımı yatıştırın, "bak heval'cim bu iş olmaz. gerek yok bunla uğraşmaya" falan deyin. bi ikna edin. olmadı duygu sömürüsü yapın "bizi harap etme" diye. yok yapmadılar. şu an bu sıkıntıları yaşıyorsam sorumluları ben değil onlardır. "arkadaş dediğin desteklenir" mantığı acilen yasaklansın!! neden dersen. ilk zamanlarında heyecandan beni uyutmayan o çocuk, şimdi sorunlu ergenler kadar ödümü koparıyor. daha önce kendisini montajlama girişimlerimin sonuçları ortada. birinde artık son demlerindeyken diğerinde de ortalarındayken; yıllardır hiçbir işin, ödevin, filmin beceremediğini yapıp tüm bilgisayar sistemimi ve dolayısıyla sinir sistemimi çökertti malum. bugün bilgisayarlara güvenim azaldıysa, ctrl+s tuş kombinasyonlarına hızlı basma ve her daim yedekleme yetisine sahipsem hep onun yüzünden. şimdi gene aynı şey olursa diye ödüm kopuyor ama bir yandan da onun öyle boynu bükük kalması bir köşede çok vicdan azabı yaratıyor. gündüzleri aklımdan çıkmayan bir sürü şeyle beraber beynimde yer kaplaması yetmedi, şimdi de geceleri beni uyutmuyor be günlük. kabuslarımda "anneee!! anneee!!" diye acı acı bana seslenen video kasetler görüyorum. neyse ki içimdeki she-ra bugün ortaya çıktı da montaja başlamam konusunda ilk adımı o attı. ama sen de bu ergen çocuğu adam etmeye uğraşırken beni yalnız bırakma olur mu?  o_O
Devamını Oku

14 Kasım 2010 Pazar

nedenler, sebepler ve sonuçlar.

sevgili günlük.

bugün manasız bir mutluluk içindeyim. bilirsin ben her sabah mutlu uyanırım ama bazı günler nedense içim içime sığmıyor. üstelik normalde ben pazar günlerini pek sevmem. herkes tatil yapıyor, böyle sanki gün akmıyor falan ya gıcık oluyorum. neden yapıyorlar? yapmasınlar!! keşke her gün pazartesi olsa! gerçi son üç aydır kendime bu kadar işkolik olmamam konusunda  yaptığım telkinler biraz işe yaradı. gene sevmiyorum pazar günlerini o kadar ama en azından uzuuun süren arkadaş kahvaltı muhabbetlerine katıldığımda eskisi gibi "benim yapmam gereken o vardı. bu vardı. şu da vardı. daha neler vardı. ne işim var burdan benim ülen?!" tedirginliğine girmiyorum. gittikçe daha normal biri oluyorum günlük çok mutluyum. ha evet mutluluk... az önce bir arkadaşım "bugün çok mutluyum" lafıma çok bezgin bir ses tonuyla karşılık verdi :

"üfff hep öylesin."
"evet ama bugün daha mutluyum"
"aferim"
"..."
"çok gıcıksın lan sen!"
"niye be?"
"sus öylesin işte!... neden peki?"
"ne neden?"
"neden mutlusun bişi mi oldu?"
"yoo. bi nedeni yok."
"nası yok? dün naptın sen?"
"tiyatroya gittim"
"ayağın geçti mi ki?"
"yooo"
"eee?"
"e sıkıldım evde"
"daha kötü olursa görürüm ben senin sıkılmanı!"
"bişi olmaz"
"oyun güzeldi herhalde"
"cık. kötüydü. son 3-4 senedir izlediğim en kötü oyundu hatta"
"hadi be!"
"evet"
"ee başka ne yaptın?"
"kahve falı baktık"
"aaa!! eee?"
"nuri iyem protreleri gibi çıkmışsın dedi"
"hahaha o ne demek lan!?"
"eheheh güzel bişey"
"başka?"
"bi de hiperaktivitem varmış"
"falda mı çıktı?"
"yok bu uzman görüşü"
"hadi ya"
"hııı"
"e nolcak?"
"bişi olmıcak. meditasyon yapman lazım dedi"
"ee yapıcak mısın?"
"bilmem. insan mutlu omak için yapmaz mı meditasyon falan? ben zaten mutluyum"
"ahahah doğru... bak bi daha nedensiz mutlu olduğunda arama beni! sinirimi bozma!"
"yok be özledim diye aradım"
"aa canım benim. ben de özledim. gelsene bana?"
"yok ben çalışcam!"
"ağzına ediyim heval!!"

...

yani ben bu "mutlu olmak için neden olması gerek" mantığını anlayamıyorum günlük. sen anlarsan bana da anlat olur mu?
Devamını Oku

9 Eylül 2010 Perşembe

bayram gelmiş

sevgili günlük.

bu bayramda da her zaman olduğu gibi pek çok tebrik ve kutlama mesajı aldım. çevremdeki insanların bu kadar dindar ve ısrarcı olması beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam. herkesin tutkuyla sarıldığı bir şey olmalı hayatta diye düşünürüm hep biliyorsun. ayrıca yıllardır aynı insanların aynı sabırla benzer mesajları atması irade ve tutarlılık adına çok önemli. bu kararlılığı her gördüğümde geleceğimizin ışıl ışıl parıldadığı günleri görebiliyorum. bu bayram paranoyak ailelerinden ve fanus hayatlarından kaçıp kapıya gelebilecek çocuk potansiyeli için aldığımız ama her sene olduğu gibi elimizde patlayan çikolatalardan bolca yediğim için merak duygum da pek yoğun. o yüzden birine sordum: "ateistim lafının nesini anlamadın?" diye. dediğine göre hala umudu varmış benden. her sene dini günlerde mesaj atmaya devam edecekmiş. :) ortaokuldaki din hocam da çok umutluydu. hala öyle midir acaba?

şu çikolatalardan daha kaldı mı acaba?!
Devamını Oku

Takip Et